GEZİ YAZISI
Gezilip görülen yerlerle ilgili bilgi, gözlem, yaşantı ve izlenimlerin aktarılmasıyla oluşturulan metinlere gezi yazısı denir.
Gezi yazısı bilgilendirme amacı güdülerek oluşturulan bu nedenle de öğretici metinler içinde sınıflandırılan bir metin türüdür.
Gezi Yazısında anlatılan yerlerin;
*tarihsel kimliği
*coğrafi konumu
*iklim özellikleri
*doğal güzellikleri
*ekonomisi
*kültürel özellikleri hakkında bilgi verilir.
Gezi yazıları okuyucularda anlatılan yerle ilgili meraklarını kamçılamalıdır. Bir gezi [...]
DEVAMI...>>
-ANLATIM NİTELİKLERİ-
AÇIKLIK:Bir anlatımdan herkes aynı anlamı çıkarabiliyorsa ve aynı anlamda kolayca birleşebiliyorsa o anlatım “açık”tır.Bir anlatımın ikili anlamlar iletmemesi ve kolayca anlaşılabilmesidir.
*ünlü sporcumuzun arka ayak adalelerinde ezilme saptandı.(sıfat yerinde kullanılmam)
*izinsiz inşaata girilmez.(zarf yerinde kullanılmıştır)
*ağzını sıkı tutmama ilişkimizin bozulmasına yaradı(neden oldu – yol açtı)
*yeni yürümeye başlayan çocuklar sık sık düşerler.
*bu romanında derece derece,şen ve akıllı [...]
DEVAMI...>>
Düşünceyi geliştirme yolları diye adlandırılan bu yöntemler daha çok açıklayıcı ve tartışmacı anlatım biçimlerinde kullanılır.
Tanımlama: Bir kavramın ne olduğunu belirler. Tanımlar hem nesnel hem öznel bir yaklaşımla yapılabilir. Nesnel tanımlamalarda kavramların sözlük anlamlarından yararlanılabilir. Öznel tanımlarda ise anlatıcının yorumu bulunur. Tanımlar ……. Nedir? Sorusuna yanıt verir.
‘’İçtenlik, bir kimsenin kendi benliğini, gerçek düşüncelerini, gerçek duygularını anlaması [...]
DEVAMI...>>
SÖZCÜK DÜZEYİNDE ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın temel birimi cümledir. Düşündüklerimizi, duyduklarımızı, tasarladıklarımızı ya da yaşadıklarımızı karşımızdakilere tam olarak iletebilme, cümle kurabilme gücümüze bağlıdır. Doğrusu cümlelerimizin açık, duru, yalın dilin işleyiş kurallarına uygun ve dilbilgisi yönünden doğru olmasıyla ilgilidir. Cümlelerimiz bu niteliklerden yoksunsa, duru, yalın, açık değilse, iletmek istediklerimiz tam iletemeyiz. İster istemez karşımızdakiler, anlatmak istediklerimizi tam olarak [...]
DEVAMI...>>
1901′de Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasıyla, Edebiyat-ı Cedide topluluğu dağılmış; edebiyat dünyasında II. Meşrutiyet’in ilanına (1908) kadar sürecek bir boşluk doğmuştur. II. Meşrutiyet’in ilanıyla meydana gelen özgürlük ortamı, Fecr-i Ati (Geleceğin Işığı) topluluğunun ortaya çıkışını kolaylaştırmış, Servet-i Fünun dergisinin kapatılmasıyla dağılan kimi sanatçılarla genç yazar ve şairler bu topluluğu oluşturmuşlardır.
Fecr-İ Ati Edebiyatının Temsilcileri:
Ahmet Haşim
Refik Halit [...]
DEVAMI...>>
Eylemlerin özne ve nesne durumlarına göre farklı özellikler göstermesine eylem çatısı denir. Eylem çatısı iki yönden incelenir:
A. NESNEYE GÖRE ÇATI: Eylemler, cümlede nesne alıp almamaları açısından dörde ayrılır:
1. GEÇİŞLİ EYLEMLER: Nesne isteyen, alan eylemlere denir. “Kimi, Neyi” sorularına cevap verir.
Bu kitabı iki günde okudum. (Belirtili nesne- Geçişli eylem)
Eve gelirken gazoz almış. (Belirtisiz nesne- Geçişli eylem)
2. [...]
DEVAMI...>>
A. BASİT (KÖK) EYLEMLER: Yapım eki almamış, kök durumundaki eylemlerdir. Türkçede basit eylemlerin çoğu tek hecelidir. İki heceli basit eylem azdır. koş-, gel-, bak-
yürü- . İnan-, uyu- …
B. TÜREMİŞ EYLEMLER: Ad ve eylemlerden yapım ekleriyle elde edilen yeni anlamlı eylemlerdir.
*temizle-, haberleş-, hastalan-, azal-, karar-, benimse-…
* bakın-, bakış-, yazıl-, anlat-, yazdır-, pişir-…
C. BİRLEŞİK EYLEMLER: Birden fazla [...]
DEVAMI...>>
Eylemlerin dilek ve zaman bildiren eklerle kazandıkları yeni yeni biçimlere kip denir. Cümlede her eylem, kip ekleriyle kullanılır.
Eylem kipleri ikiye ayrılır:
A. BİLDİRME KİPLERİ (HABER KİPLERİ):
Eylemin yapılış zamanını bildiren kiplerdir. Dörde ayrılır:
1. Geçmiş Zaman Kipi: Eylem geçmişte yapılmıştır.
Bildirilişine göre ikiye ayrılır.
a) -di’li Geçmiş Zaman Kipi (Bilinen, görünen Geçmiş Zaman): Eylemin geçmişte yapıldığını kesin olarak bildirir.
Ödevlerimi bitirdim.
Yolda [...]
DEVAMI...>>
Yazan: admin Kategori Tarih
Büyük Selçuklu Devleti Selçukbey tarafından kurulmuştur.Yaklaşık 200 yıl boyunca Büyük Selçuklu Devleti var olacaktır.Toprakları Çinden Anadoluya kadar uzanmaktadır.Bunu 1071 Malazgirt savaşından sonra bazı Türklerin ortaasyadan anadoluya göçmesiyle anlatabiliriz.Büyük Selçuklu devletinde Türkçe değil Arapça Farsça önem kazanmaya başlamıştır.Osmanlı da tam Arap toplum geleneğine özellikle 16.yüzyıldan sonra bürünecektir.Türklerde bu dönemde ilim çalışmaları azalacaktır.Osmanlı devleti [...]
DEVAMI...>>
Türk toplumu olarak tarihin ta eski çağlarından beri -nedense- kendimiz olamamışız, kendimizi, kültürümüzü beğenmemişiz, onu hep hor görmüşüz.
Özellikle İslamiyet ile tanıştıktan sonra kendi kültürümüzü yetersiz, aşağı gördüğümüzden olacak Arap ve Fars kültürüne yönelmişiz.
Dinin de etkisiyle güzel – çirkin, iyi – kötü demeden ne varsa almışız. Cümlelerin arasına biraz Arapça, Farsça kelime sıkıştıranlara alim olarak bakmışız. [...]
DEVAMI...>>
Bir öğrenciden alınabilecek en büyük ders…
DEVAMI...>>
EYLEM (FİİL)
Varlıkların yaptıkları işleri, hareketleri, oluş ve durumları zamana, kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere fiil (eylem) denir.
Eylem bildiren sözcükler, zaman ve kişi ekleri çıkarıldıktan sonra “-mek” ekiyle okunur. Buna eylem tabanı (mastar) denir.
Çalıştım, başardım. (Çalışmak, başarmak)
Gideceğim, onunla bunu konuşacağım. (Gitmek, konuşmak)
EYLEMDE ANLAM
Eylem tabanlarında iş, oiuş, hareket, durum, kılış anlamları vardır.
a) İş Eylemleri: Eylem, bir şeyler üretmek, [...]
DEVAMI...>>
İsim, duygu ve düşüncelerimizi karşılayan, varlıklara ad olan sözcüklerdir. Ateş, su, insan…
NOT: Bir sözcüğün isim olup olmadığını o sözcüğe ekleyeceğimiz –mek, -mak ekiyle anlarız. Anlam bozulmuyorsa sözcük fiildir. Anlam bozuluyorsa sözcük isimdir.
Örnek: gel-mek (fiil) kalem-mek (isim)
git-mek (fiil) çocuk-mak (isim)
Not: Kökteş söcüklerde bu kurala uyulmaz. Sözcüğün cümle içerisindeki anlamına bakılır. Sözcük eylem bildiriyorsa fiil, eylem bildirmiyorsa isim olarak [...]
DEVAMI...>>
Eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini ya da cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere “BAĞLAÇ” denir.
Ancak Yalnız İle Ama Fakat
Lakin Ve Veya De Ki
Hâlbuki Mademki Yeter ki İse Çünkü
Nitekim Bile Dahi Ne… ne Hem… hem
İster… ister Ya… ya
DE: Eş görevli söz ve sözcük öbeklerini birbirine bağlar.
Not: Ayrı yazılan de daima bağlaçtır.
DE = DAHİ/BİLE [...]
DEVAMI...>>
Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Edatlar
Tek başına bir anlamı olmayan, cümle içerisinde bulunduğu yere göre anlam ve görev kazanan sözcüklerdir.
Başlıca edatlar:
ANCAK = Sadece = Edat
Ben ancak sen sevebilirim.
ANCAK= Ama/Fakat=Bağlaç
Eve git ancak etrafı karıştırma.
Fakat
ANCAK = Henüz = Zaman Zarfı
Babam eve ancak gelmişti.
YALNIZ = Sadece = Edat
Bu çiçeği yalnız ona ver.
YALNIZ = Ama/Fakat = Bağlaç
Çocuklar al yalnız erken getir.
Fakat
Sıfat olur
O, yalnız [...]
DEVAMI...>>
Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Zarflar
Fiiller, fiilimsileri, sıfatları ya da kendi cinsinden sözcükleri soru, mikatr, zaman, yer-yön, vasıta şeklinde niteleyen/ niceleyen sözcüklere zarf denir.
Örnek: Babam bu konuşmayı iyi hazırladı.
Zarf Fill
Babam bu konuşmaya iyi hazırlanıp gitti.
Zarf Fiilimsi
Babam bu konuşmaya çok iyi hazırlandı.
Zarf Zarf Fiil
Babam çok iyi bir adamdır.
Zarf Sıfat İsim
ZARF ÇEŞİTLERİ
A. DURUM ZARFLARI
Durumca fiilleri veya fiilimsileri [...]
DEVAMI...>>
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman geleceğim, ne güzel bir şiir…..Paylaşmaya değer.
DEVAMI...>>
Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Zamirler
İsmin yerini tutan sözcükledir.
Annem pazardan ekmek ve zeytin almış.
O oradan bunları almış.
A. ŞAHIS ZAMİRLERİ
Şahıs isimlerinin yerini tutan isimlerdir.
Ben Biz
Sen Siz
O Onlar
Özellikler
1. -i, -e, -de, -den isim çekim eklerini alabilirler.
Bu akşam bize gelir misin?
Sizin evde bir kedi varmış.
2. Türkçede ekler sözcük kökünde herhangi bir değişiklik oluşturmazlar. Ancak ben ve sen şahıs zamirleri bu kurala uymaz.
Ben-> bana [...]
DEVAMI...>>
Yazan: Edebiyat Ogretmeni Kategori Sıfatlar
Sıfatlar isimleri renk, durum, biçim bakımından niteleyen; sayı, soru belgisizlik, işaret yoluyla belirten sözcüklerdir.
SIFATLAR
A. NİTELEME SIFATLARI B. BELİRTME SIFATLARI
1. İşaret sıfatı
2. Sayı sıfatı
a. Asıl sayı sıfatı
b. Sıra sayı sıfatı
c. Üleştirme sayı sıfatı
ç. Kesirli sayı sıfatı
3. Belgisiz Sıfat
4. Soru sıfatı
Örnek: Yaşlı adam eski tüfeğini alıp yemyeşil tepelerin güzel mekânlarına doğru yola çıktı. Yolda iki kişiye rastladı. [...]
DEVAMI...>>
İsim, duygu ve düşüncelerimizi karşılayan, varlıklara ad olan sözcüklerdir. Ateş, su, insan…
Not: Bir sözcüğün isim olup olmadığını o sözcüğe ekleyeceğimiz –mek, -mak ekiyle anlarız. Anlam bozulmuyorsa sözcük fiildir. Anlam bozuluyorsa sözcük isimdir.
Örnek: gel-mek (fiil) kalem-mek (isim)
git-mek (fiil) çocuk-mak (isim)
Not: Kökteş söcüklerde bu kurala uyulmaz. Sözcüğün cümle içerisindeki anlamına bakılır. Sözcük eylem bildiriyorsa fiil, eylem bildirmiyorsa [...]
DEVAMI...>>
Tamlayanı veya tamlananı, bazen İkisi de, bir ad tamlaması olan tamlamalardır.
altın kolye – nin fiyatı
Takısız ad tam. Tamlanan
Ayşe’nin altın kolyesi
Tamlayan Tamlanan
Sınıf arkadaşım – in Türkçe kitab-ı (Belirtisiz Ad Tamlaması + Belirtisiz Ad Tamlaması)
Tamlayan Tamlanan
Zincirleme ad tamlamalarında tamlayan ve tamlanan [...]
DEVAMI...>>
Tamlayan, tamlananın neden yapıldığını belirtir. Her iki ad da tamlama eki almaz.
Cam vazo (Camdan yapılmış vazo)
Çelik tencere (Çelikten yapılmış tencere)
Takısız ad tamfamalarında tamlayan hammaddenin, tamlanan ondan elde edilmiş bir ürünün adıdır.
Deri koltuk (Hammadde- Ürün)
*Takısız ad tamlamalarını sıfat tamlamalanyla karıştırmamak için “-den” ekinden yararlanılabilir. Takısız tamlamada tamlayan “-den” ekini alarak da kullanılabilir. Sıfat tamlamalarında ise tamlayan [...]
DEVAMI...>>
Tamlayan, tamlananı çok değişik anlam İlgileriyle tamamlar. Tamlayan ek almaz, tamlanan -(s) i eki alır.
bebek maması (Tamlayan Tamlanan)
telefon rehberi (Tamlayan Tamlanan)
Belirtisiz ad tamlamalarında iki ad arasında kurulan başlıca anlam ilgilerini şöyle sıralayabiliriz:
vişne reçeli (Neden elde edildiği) savaş korkusu (Durumun nedeni) dikiş makinesi (Ne işe yaradığı) çocuk bahçesi (Neye, kime ait olduğu) İstanbul Boğazı (Nerede bulunduğu) [...]
DEVAMI...>>
ESERLERİN GENEL ÖZELLİKLER
1. İslamiyet öncesi kültür ve İslami kültür iç içedir.
2. Eserlerde toplum hayatını şekillendirme ve yönlendirme amacı güdülmüştür.
3. Eserlerde dini öğretme amacı esas alınmıştır.
4. Hece ölçüsüyle beraber aruz ölçüsü de kullanılmaya başlanmıştır.
5. Dile Arapça ve Farsçadan sözcükler girmiştir.
6. Nazım birimi dörtlük ve beyittir.
7. Arap ve Fars edebiyatında kullanılan nazım şekilleri ile eserler verilmeye başlanmıştır.
KUTADGU [...]
DEVAMI...>>
Tamlayan, tamlananın kime, neye ait olduğunu belirtir.
Tamlayan “-(n) in” eki, tamlanan -(s) i (iyelik) ekini alır.
Ablamın giysileri.. (Kimin giysileri?)
Tamlayan Tamlanan
Kapının kilidi (Neyin kilidi?)
Belirtili ad tamlamalarında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir:
Kimse bilmiyordu yerini Ayşe’nin. (Tamlanan Tamlayan)
Baharı bir başkadır İzmir’in. (Tamlanan Tamlayan)
Tamlananı belgisiz zamir olan ad tamlamalarında tamlayan, “-den” ekiyle de yapılabilir:
Öğrencilerin biri \ öğrencilerden biri (Tamlayan Tamlanan)
Belirtili [...]
DEVAMI...>>