<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat, Kültür ve Sanat &#187; Yeni Türk Edebiyatı</title>
	<atom:link href="http://www.edebiyat.tc/bolum/yeni-turk-edebiyati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edebiyat.tc</link>
	<description>Edebiyat Hakkında Her Şey</description>
	<lastBuildDate>Thu, 31 Dec 2009 07:58:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İkinci Yeniciler</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/ikinci-yeniciler/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/ikinci-yeniciler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 03:28:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/ikinci-yeniciler/</guid>
		<description><![CDATA[
 1950&#8242;li yıllarda &#8220;Birinci Yeniciler&#8220;in şiirine tepki olarak doğ­muştur. Garip akımına tepki olarak doğmakla birlikte, şi­irde biçimsel özgürlüğü sürdürdüler. Onlar gibi sür­realizm akımından etkilendiler.
ÖZELLİKLERİ:
1. Basit söyleyişi, şiir saymadılar.
2. Hayali önemsediler, anlam ve söz sanatların­dan yararlandılar, yoruma açık şiiri hedeflediler.
3. Şiiri akılcılıktan ve anlamdan uzaklaştırdılar.
4. Gerçeküstücülük etkisiyle soyutlamalara gittiler.
5. Duyguya ve çağrışma yaslandılar, düşünceyi düzyazıya özgü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;">
</p> <p align="justify">1950&#8242;li yıllarda &#8220;<font color="#333333"><a href="http://www.edebiyat.tc/garip-akimi/"><font color="#333333">Birinci</font> <font color="#333333">Yeniciler</font></a></font>&#8220;in <a href="http://www.edebiyat.tc/bolum/siirler/"><font color="#333333">şiir</font></a>ine tepki olarak doğ­muştur. <a href="http://www.edebiyat.tc/garip-akimi/"><font color="#333333">Garip akımı</font></a>na tepki olarak doğmakla birlikte, şi­irde biçimsel özgürlüğü sürdürdüler. Onlar gibi <a href="http://www.gramerimiz.com/surrealizm-akimi.htm"><font color="#333333">sür­realizm</font></a> akımından etkilendiler.</p>
<p align="justify">ÖZELLİKLERİ:<br />
1. Basit söyleyişi, şiir saymadılar.<br />
2. Hayali önemsediler, anlam ve <a href="http://www.gramerimiz.com/edebi-sanatlar"><font color="#333333">söz sanatları</font></a>n­dan yararlandılar, yoruma açık şiiri hedeflediler.<br />
3. Şiiri <a href="http://www.forumlopedi.net/felsefe_konu_anlatimlari/rasyonalizm_akilcilik-t617.0.html"><font color="#333333">akılcılık</font></a>tan ve anlamdan uzaklaştırdılar.<br />
4. <a href="http://www.gramerimiz.com/surrealizm-akimi.htm"><font color="#333333">Gerçeküstücülük</font></a> etkisiyle <a href="http://www.forumlopedi.net/sozcukte_anlam/soyutlama_nedir-t11491.0.html"><font color="#333333">soyutlama</font></a>lara gittiler.<br />
5. Duyguya ve çağrışma yaslandılar, düşünceyi <a href="http://www.gramerimiz.com/duzyazi-turleri"><font color="#333333">düzyazı</font></a>ya özgü buldular.<br />
6. Konuşma diline sırt çevirip, <a href="http://www.edebiyat.tc/bolum/siirler/"><font color="#333333">şiirler</font></a>i halkın beğe­nisinden kaçırdılar.</p>
<p align="justify">Başlıca temsilcileri:<br />
 Cemal Süreyya, Edip Cansever, Sezai Karakoç, Turgut Uyar, İlhan Berk, Ahmet Oktay</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/ikinci-yeniciler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yedi Meşaleciler</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/yedi-mesaleciler/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/yedi-mesaleciler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 02:00:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/yedi-mesaleciler/</guid>
		<description><![CDATA[
 Bu topluluk, 1928 yılında ortaya çıkmış, şiir ve yazılarını da &#8220;Yedi Meşale&#8221; adını verdikleri kitapta toplamıştır. Edebiyatımızda çok ses getiremeyen topluluk Milli Edebiyat şiirini gerçekçilikten uzak bulmuş, sanatsal yönü güçlü bir şiiri amaçlamıştır. Yenilikten yana olmayı, Türk şiirine yeni ufuklar açmayı hedeflemişlerdir.
Tüm bunlara karşın, Türk şiirinin biçim ve yeni bir katkı sunamadılar. Milli Edebiyat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Bu topluluk, 1928 yılında ortaya çıkmış, <a href="http://www.edebiyat.tc/bolum/siirler/"><font color="#333333">şiir</font></a> ve yazılarını da &#8220;<a href="http://www.edebiyat.tc/yedi-mesaleciler/"><font color="#333333">Yedi Meşale</font></a>&#8221; adını verdikleri <a href="http://www.gramerimiz.com/roman_ozetleri.htm"><font color="#333333">kitap</font></a>ta toplamıştır. Edebiyatımızda çok ses getiremeyen topluluk <a href="http://www.edebiyat.tc/bolum/yeni-turk-edebiyati/milli-edebiyat-donemi/"><font color="#333333">Milli Edebiyat</font></a> şiirini gerçekçilikten uzak bulmuş, <a href="http://www.forumlopedi.net/kultursanat_sozlugu-b298.0/"><font color="#333333">sanat</font></a>sal yönü güçlü bir şiiri amaçlamıştır. Yenilikten yana olmayı, Türk şiirine yeni ufuklar açmayı hedeflemişlerdir.<br />
Tüm bunlara karşın, Türk şiirinin biçim ve yeni bir katkı sunamadılar. <a href="http://www.edebiyat.tc/bolum/yeni-turk-edebiyati/milli-edebiyat-donemi/"><font color="#333333">Milli Edebiyat</font></a> şiirini aşama­dılar. Etkisiz kaldılar. &#8220;Canlılık, içtenlik ve sürekli yenilik&#8221; sözcükleriyle özetledikleri ilkeyi, yaşama geçiremediler. <a href="http://www.gramerimiz.com/halk_hece_olcusu.htm"><font color="#333333">Hece ölçüsü</font></a>nü kullanan bu topluluk, konu olarak <a href="http://www.gramerimiz.com/sembolizm-akimi.htm"><font color="#333333">Fransız sembolistler</font></a>ini örnek almıştır.<br />
Bu topluluğu oluşturan <a href="http://www.edebiyat.tc/bolum/sanatcilar/"><font color="#333333">sanatçılar</font></a> şunlardır:<br />
Kenan Hulusi Koray, Cevdet Kudret Solok, Mu­ammer Lütfı, Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Vasfi Mahir Kocatürk, Ziya Osman Saba</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/yedi-mesaleciler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Edebiyatı</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/cumhuriyet-edebiyati/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/cumhuriyet-edebiyati/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 01:58:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/cumhuriyet-edebiyati/</guid>
		<description><![CDATA[Kimi farklı noktaları olmakla birlikte, ulusal Ede­biyat dönemi ile Cumhuriyet dönemini kesin çizgi­lerle birbirinden ayırmak olanaksızdır. Ulusal edebi­yat dönemi sanatçılarının önemli bir bölümü, benzer sanat anlayışlarıyla edebiyat yaşamlarını bu dö­nemde de sürdürdüler.
Kurtuluş Savaşıyla, Mustafa Kemal Atatürk ön­derliğinde, emperyalizme karşı verilen mücadele kazanıldı. 1923&#8242;te de Cumhuriyetin ilanıyla siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda büyük değişimler gerçekleşti.
Din [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Kimi farklı noktaları olmakla birlikte, ulusal Ede­biyat dönemi ile Cumhuriyet dönemini kesin çizgi­lerle birbirinden ayırmak olanaksızdır. Ulusal edebi­yat dönemi sanatçılarının önemli bir bölümü, benzer sanat anlayışlarıyla edebiyat yaşamlarını bu dö­nemde de sürdürdüler.<br />
Kurtuluş Savaşıyla, Mustafa Kemal Atatürk ön­derliğinde, emperyalizme karşı verilen mücadele kazanıldı. 1923&#8242;te de Cumhuriyetin ilanıyla siyasal, toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda büyük değişimler gerçekleşti.<br />
Din birliğine dayalı ümmet toplumu yerini, ulusal devlete bıraktı. Teokratik devletten, demokratik devlete dönüşüm başladı. Latin alfabesinde geçildi. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumları kuruldu. Dilin özleşmesi hızlandı.<br />
Bu değişim, sanat-edebiyatta da yansımalarını buldu:<br />
Cumhuriyet öncesi sanatçılarının büyük bir bö­lümü İstanbul&#8217;da ya da diğer büyük kentlerde ya­şardı. Varlıklı kesimlerindedir. Bir kısmı bürokrattı. Seçkin çevrelerde yetişliklerinden de, ürettikleri kendi çevrelerini yansıtıyor, yine bu çevreye sesle­niyordu. Cumhuriyet, edebiyatı daha da Anadolu kıldı, halka açtı. Toplumun değişik kesimlerinden sanatçılar yetişti. Köy enstitülerin kurulması da, köy kökenli bir yazar ve ozan kurulması da, köy kökenli bir yazar ve ozan kuşağının etkili olmasını sağladı.<br />
Cumhuriyet romanının ilk yıllarına Kurtuluş Sa­vaşı, ana konu olarak yer etti. Ulusal Kurtuluş Sa­vaşı, örgütlenme aşamasından, Lozan boyutuna kadar çeşitli evreleriyle roman ve öykünün konusu­nu oluşturdu. 1930&#8242;lara kadar gelen, Türk roman ve öyküsündeki Ulusal Edebiyat etkisi, bundan sonra yerini toplumcu-gerçekçi çizgiye bıraktı ve Sadrİ Ertem ve Sabahattin Ali gibi sanatçılar, toplumcu-gerçekçi roman ve öykünün İlk örneklerini verdiler.<br />
Cumhuriyetin 1940 öncesi evresinde şiirde ge­nellikle hece ölçüsü kullanmıştır. Dönem sanatçıları, hece şiirine yeni söyleyişler ve duyarlıklar kazan­dırmaya çalıştılar.<br />
Türk edebiyatında ilk serbest şiir örnekleri, Na­zım Hikmet tarafından verilmeye başlandı. Dünya edebiyatının da sayılı toplumcu-gerçekçi ozanların­dan biri olan Nazım, kendinden sonraki birçok sa­natçıyı da etkilemiştir. Cumhuriyet döneminin şiirin-deki diğer toplumcu kuşağa Rıfat İlgaz, A.Kadir, Atilla ilhan, Ahmet Arif, Enver Gökçe, Arif Danan&#8230;gibi adlar eklenebilir.<br />
Bu dönemde Kadro, Varlık, Resimli Ay, Ülkü, Yücel gibi dergiler önemli işlevler görmüşlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/cumhuriyet-edebiyati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Edebiyatta Öykü ve Roman</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-oyku-ve-roman/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-oyku-ve-roman/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 02:53:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü (Hikaye)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-oyku-ve-roman/</guid>
		<description><![CDATA[Öykü ve roman ilk kez bu dönemde Anadolu&#8217;ya açılmıştır. Sanatçılar, yapıtları da yurt ve toplum gerçeklerini yansıtmışlar, &#8220;Memleket edebiyatı çığı­rını başlatmışlardır.
Eserlerde yalın bir dil, anlaşılır bir üslup kullan­mışlardır. Öykü ve roman tekniği bu dönemde ol­dukça gelişmiştir. Her kesimden insanın yaşamı yapıtlarına yan­sıtan sanatçılar gözleme dayalı olarak ülke sorunla­rına eğilmişler, realizm akımından etkilemişlerdir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Öykü ve roman ilk kez bu dönemde Anadolu&#8217;ya açılmıştır. Sanatçılar, yapıtları da yurt ve toplum gerçeklerini yansıtmışlar, &#8220;Memleket edebiyatı çığı­rını başlatmışlardır.<br />
Eserlerde yalın bir dil, anlaşılır bir üslup kullan­mışlardır. Öykü ve roman tekniği bu dönemde ol­dukça gelişmiştir. Her kesimden insanın yaşamı yapıtlarına yan­sıtan sanatçılar gözleme dayalı olarak ülke sorunla­rına eğilmişler, realizm akımından etkilemişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-oyku-ve-roman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Edebiyatta Şiir</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-siir/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-siir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 02:51:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-siir/</guid>
		<description><![CDATA[Bu dönem şiirinde hece ölçüsü kullanmış, halk edebiyatı nazım biçimlerinden yararlanmıştır. Yurtseverlik, kahramanlık konularının yanında doğa ve yurt güzellikleri de işlenmiştir. Ulusal, yerli kaynaklardan yararlanan Milli edebiyat dönemi şairleri, romantik söyleyişin dışında şiire yeni bir estetik getiremediler. Milli edebiyat sanatçılarıyla aynı dönemde eserler veren Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Mehmet Akif gibi sanatçılar, aruzla yazmayı sürdürmüştür. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Bu dönem şiirinde hece ölçüsü kullanmış, halk edebiyatı nazım biçimlerinden yararlanmıştır. Yurtseverlik, kahramanlık konularının yanında doğa ve yurt güzellikleri de işlenmiştir. Ulusal, yerli kaynaklardan yararlanan Milli edebiyat dönemi şairleri, romantik söyleyişin dışında şiire yeni bir estetik getiremediler. Milli edebiyat sanatçılarıyla aynı dönemde eserler veren Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Mehmet Akif gibi sanatçılar, aruzla yazmayı sürdürmüştür. &#8220;Beş Heceliler&#8221; adı verilen topluluk, Birinci Dün­ya Savaşı yıllarında ortaya çıkmıştır. İttihat ve Te­rakki tarafından, ulusal coşkuyu arttırmaları yönüyle destek ve teşvik görmüşlerdir. Anadolu&#8217;ya romantik bir üslupla yaklaşan bu sanatçılar Cumhuriyet dö­neminde de şiir yazmayı sürdürmüştür.<br />
Beş Hececiler şu adlardan oluşur: Orhan Seyfi Orhon, Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatta-siir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Edebiyatın Dil Anlayışı</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dil-anlayisi/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dil-anlayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 02:50:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dil-anlayisi/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Yeni Lisan&#8221; adını verdikleri dit anlayışının ilkele­rini Ömer Seyfettin, 1911&#8242;de &#8220;Genç Kalemler&#8221; dergi­sine yazdığı aynı adı taşıyan makalesinde ortaya koymuştur. Bu anlayışa göre; konuşma ve yazı dili ayırımı kaldırılarak, İstanbul halkının konuştuğu Türkçe, yazı diline temel alınacaktır. Dilimizde karşılığı bulunan Arapça-Farsça söz­cükler atılacaktır.
Arapça-Farsça dil kuralları ve tamlamalar kulla­nılmayacaktır. Konuşma diline girerek halk tarafından benim­senen yabancı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">&#8220;Yeni Lisan&#8221; adını verdikleri dit anlayışının ilkele­rini Ömer Seyfettin, 1911&#8242;de &#8220;Genç Kalemler&#8221; dergi­sine yazdığı aynı adı taşıyan makalesinde ortaya koymuştur. Bu anlayışa göre; konuşma ve yazı dili ayırımı kaldırılarak, İstanbul halkının konuştuğu Türkçe, yazı diline temel alınacaktır. Dilimizde karşılığı bulunan Arapça-Farsça söz­cükler atılacaktır.<br />
Arapça-Farsça dil kuralları ve tamlamalar kulla­nılmayacaktır. Konuşma diline girerek halk tarafından benim­senen yabancı sözcükler, Türkçeleşmİş sayılarak korunacak dilden atılmayacaktır. Arapça-Farsça sözcükler, Türkçe&#8217;de söylendiği gibi yazılacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dil-anlayisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Edebiyatın Özellikleri</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-ozellikleri/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 02:48:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-ozellikleri/</guid>
		<description><![CDATA[Milli edebiyat hareketinin genel özelliklerin &#8220;dilde sadeleşme, ulusal kaynaklara yönetinerek ulusal tarih, yurt ve toplum sorunlarını işleme, ulusal şiir biçimlerinden yararlanma&#8221; gibi ilkeleri içerir. Milli edebiyat dönemi sanatçılarının çoğu, ulusal Bağımsızlık Savaşt&#8217;na yapıtlarıyla katılmışlardır. Sanat yaşamlarına Servet-i Fünun&#8217;da başlayan milli Edebiyat sanatçıları, Cumhuriyet döneminde de yapıtlar vermişlerdir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Milli edebiyat hareketinin genel özelliklerin &#8220;dilde sadeleşme, ulusal kaynaklara yönetinerek ulusal tarih, yurt ve toplum sorunlarını işleme, ulusal şiir biçimlerinden yararlanma&#8221; gibi ilkeleri içerir. Milli edebiyat dönemi sanatçılarının çoğu, ulusal Bağımsızlık Savaşt&#8217;na yapıtlarıyla katılmışlardır. Sanat yaşamlarına Servet-i Fünun&#8217;da başlayan milli Edebiyat sanatçıları, Cumhuriyet döneminde de yapıtlar vermişlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Edebiyatın Doğuşu</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dogusu/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dogusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 02:47:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dogusu/</guid>
		<description><![CDATA[II.Meşrutiyet, İttihat ve Terakki Cemiyeti İçinde örgütlenen subay ve aydınların baskısı sonucu 1908&#8242; de ilan edilir. Abdülhamit, Kanun-i Esasi&#8217;ye tekrar yürürlüğe koymak zorunda kalır. Meclis&#8217;i Mebusan&#8217;unda İttihat ve Terakki üyelerinin çoğunlu­ğuyla yine aynı yıl açılır. Her türlü siyasal düşüncenin yasak olduğu bu dönem sona erince basın, aydınlar, sanatçı ve düşünürler, çeşitli alanlardaki düşünce ve eylemle­rini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">II.Meşrutiyet, İttihat ve Terakki Cemiyeti İçinde örgütlenen subay ve aydınların baskısı sonucu 1908&#8242; de ilan edilir. Abdülhamit, Kanun-i Esasi&#8217;ye tekrar yürürlüğe koymak zorunda kalır. Meclis&#8217;i Mebusan&#8217;unda İttihat ve Terakki üyelerinin çoğunlu­ğuyla yine aynı yıl açılır. Her türlü siyasal düşüncenin yasak olduğu bu dönem sona erince basın, aydınlar, sanatçı ve düşünürler, çeşitli alanlardaki düşünce ve eylemle­rini büyük bir coşkuyla gerçekleştirmeye koyuldular. Bu dönem, Osmanlının dağılma ve yıkılma ev­resinin son aşamasıdır. Osmanlı artık taim anla­mıyla Batı&#8217;nın sömürgesidir. 1789 Franız ihtilali&#8217;nin yaydığı &#8216;milliyetçilik düşüncesi, Osmanlı İmparator­luğu İçindeki ulusal azınlıkların birer birer bağımsız­lık eylemine girmesine neden olmuştur. Bunda Avrupalıların kışkırtmalarının da önemli bir payı vardır. Gelinen süreçte, imparatorluğu ayakta tutma konusunda ortaya atılan, &#8220;Osmanlıcılık, Batıcılık, İslamcılık gibi düşünceler geçerliliğini yitirmiştir. Bunu gözlemleyen aydınlar da, devletin çeşitli uluslara değil de,&#8221;millet-i hakime&#8221; olarak adlandırılan gerçek sahibine; Türk halkına dayanması gerektiği konusunda birleşmişlerdir. &#8220;Türkçülük&#8221; adına ver­dikleri bu milliyetçilik eylemiyle aydınlar halka, ulu­sal kaynaklara, ulusal tarihe yönelmişlerdir. Gerçi bu hareket, belirti bir aşamada, halen gü­nümüzde de yansımalarını gördüğümüz,&#8221;bütün Asya Türklerini, içine alan büyük bir Turan devleti kurma hayali&#8221; gibi ırkçı bir niteliğe de bürünmüştür. Bunu Ziya Gökalp&#8221; Vatan ne Türkiye&#8217;dir Türklere ne Türkistan/ Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan&#8221; sözüyle ifade etmiştir. Tanzimat döneminde yapılan dil ve tarih çalış­maları ulusal edebiyat döneminin toplumsal ortamı­nı hazırlamıştır. 1789 Fransız Ihtilati&#8217;nin yaydığı &#8220;milliyetçilik&#8221; dü­şüncesi önemin aydınlarını da etkilemiştir. Milli edebiyat döneminin doğuşunda, Mehmet Emin Yurdakul&#8217;un, hece ölçüsüyle sade bir dille yazdığı, yurt ve kahramanlık konularını içeren şiir­ler sanatçılara örnek oluşturmuştur. Tüm bu geliş­meler sonunda Genç Kalemler, Türk Yurdu, Yeni Mecmua gibi dergilerinde, bu dönemin özelliğini içeren şiirler ve teorik yazılar yayımlar. Bunların en önemlilerinden &#8220;Genç Kalemler&#8221; 1911&#8242;de Ali Canip Yöntem, Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin tarafından Selanik&#8217;te çıkarılır. Ömer Seyfettin ilk sayısında &#8220;Yeni Lisan&#8221; adlı imzasız bir yazı yayımlar. Bu yazıda ulusal bir dil ve edebiyatın nasıl oluşturulacağının çerçevesinde çizer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/milli-edebiyatin-dogusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ziya Gökalp</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/ziya-gokalp/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/ziya-gokalp/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 02:43:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/ziya-gokalp/</guid>
		<description><![CDATA[Düşünür ve toplumbilimci yanı, sanatçılığının önündedir. Tanzimat&#8216;la başlayan bireysel ve dağınık Türk­çülük çalışmalarını sistemleştirmiş, buna bir prog­ram getirmiştir. Önceleri Turancılık düşüncesini savunmakla birlikte, Birinci Dünya Savaşı sonrasın­da daha gerçekçi Türkçülük düşüncesine varmıştır. 1923&#8242;te yayımladığı &#8220;Türkçülüğün Esasları&#8221; adlı bir kitabında milliyetçiliğin programını belirlemiş, Türkçülüğün amaçlarını göstermiştir. Emile Durkeim&#8217;in toplumsal ülkücülük (içtimai mefkure) görüşünü benimseyerek Türkçülüğün hukuk, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Düşünür ve toplumbilimci yanı, sanatçılığının önündedir. <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/tanzimat_edebiyati.htm"><span style="color: #333333;">Tanzimat</span></a>&#8216;la başlayan bireysel ve dağınık Türk­çülük çalışmalarını sistemleştirmiş, buna bir prog­ram getirmiştir. Önceleri Turancılık düşüncesini savunmakla birlikte, <a href="http://www.videodershane.com/1.dunya_savasi.htm"><span style="color: #333333;">Birinci Dünya Savaşı</span></a> sonrasın­da daha gerçekçi Türkçülük düşüncesine varmıştır. 1923&#8242;te yayımladığı &#8220;Türkçülüğün Esasları&#8221; adlı bir kitabında milliyetçiliğin programını belirlemiş, Türkçülüğün amaçlarını göstermiştir. Emile Durkeim&#8217;in toplumsal ülkücülük (içtimai mefkure) görüşünü benimseyerek Türkçülüğün hukuk, iktisat, siyaset ve dinde gerçekleşme yollarını göstermiştir. <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/ziya_gokalp.htm"><span style="color: #333333;">Ziya Gökalp</span></a>, toplumu, bireyin önüne koymuş, çağdaş ve ileri bir ülke için toplumsal kurumların Batı&#8217;daki örnekle­rine göre düzenlenmesi gerektiğini savunmuştur. Ulusal kültür birliğinin sağlanması için de; halk e-gemenliğine dayalı bir demokrasi kurulmasını, ulu­sal sermaye İle büyük bir sanayi toplumu kurulması gerektiğini dile getirmiştir. Heceyle yazdığı şiirlerinde halkın eğitimi amaç­lamış konularını folklardan, destanlardan ve Türk tarihinden almıştır. Manzum <a href="http://www.gramerimiz.com/destanlar.htm"><span style="color: #333333;">destanlar</span></a> ve <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/masallar.htm"><span style="color: #333333;">masal</span></a> <a href="http://www.edebiyatogretmeni.net/denemeler.htm"><span style="color: #333333;">deneme</span></a><span style="color: #333333;">lerinde</span> yalın bir dil kullanmıştır.</p>
<p><strong>Eserleri</strong>:</p>
<p>Kızıl Elma, Yeni Hayat, Altın Işık ( şiir)<br />
Türkçülüğün Esasları, Türk Medeniyeti Tarihi (inceleme)<br />
Türkleşmek, islamlaşmak, Muasırlaşmak ( Makale)<br />
Malta Mektupları ( mektup)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/ziya-gokalp/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fecr-i Ati Özellikleri</title>
		<link>http://www.edebiyat.tc/fecr-i-ati-ozellikleri/</link>
		<comments>http://www.edebiyat.tc/fecr-i-ati-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jun 2008 02:35:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fecr-i Ati Edebiyatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edebiyat.tc/fecr-i-ati-ozellikleri/</guid>
		<description><![CDATA[Servet-i Fünun sanatçıları gibi ağır bir dil kullan­dılar. Toplumsal konular yerine bireysel konuları işlediler. Aşk ve doğa konularını, duygulu ve ro­mantik bir biçimde dile getirdiler. Gerçek olmayan, idealize edilmiş bir doğanın betimlemesini yaptılar. Sembolizm akımının etkisinde kalan topluluk, aruzu kullanmış, serbest müstezat, sone ve terzerima gibi nazım biçimleriyle yazmışlardır. Şiirde müzikselliğe önem vermişler, biçim ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Servet-i Fünun sanatçıları gibi ağır bir dil kullan­dılar. Toplumsal konular yerine bireysel konuları işlediler. Aşk ve doğa konularını, duygulu ve ro­mantik bir biçimde dile getirdiler. Gerçek olmayan, idealize edilmiş bir doğanın betimlemesini yaptılar. Sembolizm akımının etkisinde kalan topluluk, aruzu kullanmış, serbest müstezat, sone ve terzerima gibi nazım biçimleriyle yazmışlardır. Şiirde müzikselliğe önem vermişler, biçim ve içerik ikililiğini kaldırıp, şiirin anlam İle yapısını kaynaştır­maya çalışmışlardır. Topluluk, düzyazı alanında bir varlık göstere­memiştir. En önemli sanatçısı Ahmet Haşim&#8217;dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edebiyat.tc/fecr-i-ati-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
